ANASAYFA BİREYSEL TERAPİ BİLİNÇALTI RESİM ANALİZİ GRUP TERAPİLERİ AİLE SEMİNERLERİ AİLE DANIŞMANLIĞI
çocuğun dili oyuncaktır

Tüm dünyada uzun yıllardır kullanılan deneyimsel oyun terapisi artık Türkiye’de de uygulanıyor. İşin uzmanlarının görüşleri şöyle;

ABD’li Dr. Byron Norton tüm dünyada uygulanan ‘deneyimsel oyun terapisi’ modelinin kurucusu ve eğitmeni. 25 yıldır çocuklarla oyunlar oynayarak onları tedavi ediyor. Ailelere, çocuklara oyunla ulaşmanın inceliklerini gösteriyor. Dr. Byron, Oyun Terapisi Vakfı’nın yöneticiliğini yapan eşi Carol Norton ile birlikte 24 Ekim’de Türkiye’ye geliyor. Haliç Kongre Merkezi’nde büyüklere ‘Benimle Oynar mısın?’ başlıklı bir atölye çalışması gerçekleştirecek. Bunun yanı sıra çocuk psikologlarına ayrı bir seminer verecek. ABD’de Byron ile birlikte çalışan çocuk psikoloğu Nilüfer Devecigil Türkiye’nin tek oyun terapisti. Aile ve evlilik üzerine çalışan psikolog Özge Altan da Psikoloj İstanbul’da görev yapan bir uzman. Devecigil ve Altan ile oyun terapisini ve oyuncakların dilini konuştuk.

Oyun terapisi çocuğun yaşadığı öfke, saldırganlık gibi sorunların uzun süreli olumsuz etkilerini erken dönemde müdahale ederek engelleyen bir teknik. Özellikle sözel iletişim kurmanın zor olduğu çocuklara yönelik bir çalışma bu. Nilüfer Devecigil çocukların her zaman daha fazlasını söylediğini, duyduğumuzdan farklı şeyler anlatmaya çalıştığını söylüyor: “Oyuncak, çocuğun dilidir. Çocuklar ancak oyun sırasında günlük hayatında ifade etmekte zorlandığı öfke, üzüntü, kıskançlık gibi olumsuz duyguları özgürce yaşar. Oyuncaklar ve oyunları birebir iç dünyalarını yansıtır. Ancak bunun gerçekleşmesi için çocuğun doğru oyuncakların yer aldığı bir odada, koşulsuz bir kabul ve şefkatle oyun oynaması sağlanmalıdır.”

İstanbul’da böyle bir oyun odası var. Psikolojİstanbul’un bir odası şu an deneyimsel oyun terapisi için kullanılıyor. Özge Altan bu odada tabancadan dinozora çocuğun ilgisini çekebilecek her türden oyuncağın bulunduğunu söylüyor: “Aileler sorunlu çocukları alıp psikoloğa götürüyor ve ‘Alın bunu tamir edin’ diyor. Oysa sorunu ararken ailenin tümüne bakmak gerekiyor. O dönem baba işten mi atıldı, annenin psikolojik sorunları mı var, evde bir kardeş daha mı geldi? Burada terapiyle ilgili özellikle kullandığımız oyuncaklar var. En önemlilerinden biri tabanca. Öfke, saldırganlık, içekapanıklık, kayıp-yas, fobiler, kaygı sorunları, dikkat ve hiperaktivite bozukluğu gibi sorunlar yaşayan çocuklar bu yöntemle tedavi edilebiliyor. Dünyada 30 binden fazla çocuk bu yöntemle iyileştirildi.”

Terapist değil oyun arkadaşı

Peki ama nasıl? Yanıtı Nilüfer Devecigil veriyor: “İki yaş ve üzeri çocukları oyuncak dolusu odaya koyuyoruz. Biz de terapist değil oyun arkadaşıyız o anda. Oyun dilini çözmeye çalışıyoruz. Diyelim çocuk tabancaya uzandı. Tabanca, bilinçaltındaki birçok ayrıntıyı dışa vurur. Saldırganlık, evde kendisini korumak zorunda olduğu birinin varlığını, kızgınlığı, gücü, acıyı, korunmayı işaret eder. Çocuk tabancayı beline takıyorsa güce ihtiyacı vardır. Diyelim oyun arkadaşı olarak terapisti yani beni vurdu. O anda yere düşüp ölürüm. O ‘Uyan’ demedikten sonra uyanmam, müdahale etmem. Bir güç kontrolü kurar kafasında. Bana güvenebileceğini öğreniyor bu şekilde. Çocuğun ilk etapta içinde olan ‘bu dünya güvenilmez’ düşüncesini yok ediyorum. Oyun devam ederken güven tam olarak sağlanmaya başladığında çocuğun bilinçaltında ‘Ben bu kişiye acılarımdan bahsedebilirim’ fikri oluşuyor.”

Devecigil pek çok çocuğun elinden düşürmediği oyuncak ayıyla ilgili

ilginç bir anısını da aktarıyor: “ABD’de bir çocuk vardı. Oyun odasına girdiği anda oyuncak ayıyı yere atıyordu. Sonra oynamaya başladık onunla. Ayı, çocuğu temsil ediyordu. Sürekli yere atması da kendisinin bir yere atıldığına işaret ediyordu. Olayı çözdük. Evdeki bakıcının çocuğu taciz ettiği ve hırpaladığı ortaya çıktı.”

Özkan Güven

Görüntülenme : 30 Geri Dön